A.A
İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfının hazırladığı mülteciler raporuna göre, Türkiye’de 18 bin kayıtlı mülteci yaşıyor.
Rapora göre, 2008 yılında 26 milyon insan kendi ülkesi içinde göç ederken, 16 milyon insan da güvende olacakların düşündükleri ülkelere sığındı. Türkiye’de ise 18 bin kayıtlı mülteci yaşıyor.
Dünya genelindeki mültecilerin 3′te 2′si, Orta Doğu ve Afrika kökenli insanlardan oluşuyor. 1948 yılında 914 olan Filistinli mültecilerin sayısı, bugün 5,6 milyona ulaştı. Suriye’de 10 kampta 413 bin 827 kayıtlı Filistinli mülteci bulunuyor, bunların 120 bin 865′i kamplardaki çadırlarda yaşıyor.
Ürdün’de mülteciler için 10 kamp bulunuyor. Buradaki 1 milyon 740 bin kayıtlı mültecinin, 307 bin 785′i kamplarda kalıyor. Lübnan’da ise 12 kamp ve 394 bin 532 kayıtlı mülteci yer alıyor. Mültecilerin 223 bin 956′sı kamplarda yaşamını sürdürüyor. Batı Şeria’da 19 kamp, 665 bin 246 kayıtlı mülteci bulunuyor. Mültecilerin 179 bini kamplarda yaşıyor. Gazze’de 8 kamp ve 922 bin 674 kayıtlı mülteci bulunuyor. Mültecilerin 484 bin 563′ü kamplarda barınıyor.
Irak’ta,ABDişgalinden bu yana 4,5 milyon kişi yurt dışına iltica etti, 2 milyon kişi de ülke içerisinde yer değiştirdi. Pakistan’da iç karışıklıklar sebebiyle 2,5 milyon insan ülke içerisinde mülteci durumuna düştü.Afganistan’da 4,1 milyon Afganlı muhacir baştaİranve Pakistan olmak üzere farklı ülkelerde yaşıyor. Ülke içindeki mülteci sayısı ise 1,5 milyon civarında.
600 bin Arakanlı Suudi Arabistan’da yaşıyor. Bunun dışında Doğu Türkistan, Devamini oku »
A.A.
Bursaspor, başarılı bir sezon geçiren Bulgar file bekçisi Dimitar İvankov ile sözleşme yeniledi.
Kulübün resmi internet sitesinde, sözleşmesi sona eren İvankov’un, kendisini bir yıl daha yeşil-beyazlı renklere bağlayan sözleşmeyi imzaladığını açıklayan ifadeleri yer aldı.
İvankov’un açıklaması şöyle: “Şampiyon kulübün şampiyon kalecisi olarak bir yıl daha Bursaspor’dayım. Önümüzdeki sezon için hedefim bu yıl attığım dört golün de üzerine çıkmak. Yine her yıl olduğu gibi hem goller atacağım hem de kalemi gollerden koruyacağım.”

Meksika Körfezi’ndeki çevre felaketi devam ediyor, BP için iyi haberler gelmiyor.
Evren Gülyaşar
(BTNet)
20 Nisan’dan beri dünyanın kanayan yarası olan Meksika Körfezi’ndeki sızıntının sona erdirilmesi için Amerika Başkanı Barack Obama’nın BP’ye verdiği süre dün akşam itibariyle doldu. Ancak BP’den beklenen olumlu açıklama gelmedi. Felaketten geriye kalanlar ise pek iç açıcı görünmüyor.
20 Nisan’daki sızıntıya yol açan patlamada 8 kişi hayatını kaybetmişti. İlk patlamada yaşanan şokun ardından petrol rezervinin sahibi olan British Petroleum (BP) sızıntının giderilmesi için yoğun çalışmalara başladı. Öncelikle BP’nin robot denizaltıları devreye girdi. Ancak robot denizaltıların girişimlerinin yeterli olmayacağı çok kısa sürede belli oldu. Devamini oku »
A.A.
Avustralyalı ünlü manken Elle Macpherson, bir serginin açılışı için geldiği Bulgaristan’da valizleri kaybolunca bir elbiseyle kaldı.
Çinli ressam Zeng Fanzhi’nin Sofya Yabancı Sanat Galerisindeki sergisinin açılışına katılan 47 yaşındaki manken ve iş kadını Macpherson, basın ve politikacıların ilgi odağı oldu.
Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ile objektiflere poz veren Macpherson, yolculuk esnasında tüm valizlerinin kaybolduğunu belirterek, “Üzerimdeki elbise giyebileceğim tek kıyafet olarak kaldı” dedi.
Bu arada Sofya havaalanı yetkilileri, bagajların bulunması için yoğun çaba harcadıklarını belirtti.


Yeryüzünün aldığı yağmur oranı 10 yıllık aralıklarda artar. Bu sene (2010) dünyanın periyodik olarak en çok yağmur alan yıllarından biri olacak, bu nedenle yediğiniz kayısı, şeftali, kiraz, vişne, karpuz, kavun, erik vb. meyvelerin çekirdeklerini lütfen çöpe atmayın, hele çöp poşetlerine ASLA hapsetmeyin. Mümkünse herhangi bir yerde toprağın 10 cm altına gömün. Üzerine de bir bardak su dökün.
Gömme imkanınız yoksa bi poşette bu çekirdekleri biriktirip yanınıza alın ( yada arabanıza koyun) arsa, tarla, toprak yol kenarı, yamaç gibi toprağı gördüğünüz alanlara bu çekirdeklerinizi savurun, korkmayın bu çevre kirliliği değildir aksine çevre için yeni hayattır. Doğa hemen o yeni çekirdekleri kucaklar ve besler…
Yapacağınız en kötü hareket çekirdekleri poşetlere hapsetmektir ! Bunu yapmayın ve yaptırmayın.
Yapılan çalışmalarda doğaya başıboş atılan yada dikilen bu çekirdeklerin en az yarısının yeşerip ağaç veya bitki olduğu kanıtlanmış.
En büyük israflardan birisi meyve çekirdeklerinin çöpe atılması, ülkemiz adına küçümsenemeyecek büyük bir servet…
Daha yeşil bir ülke için, daha temiz hava için, toprak kaymasını önlemek ve yeni nesillerimize yeşil bir dünya bırakmak için hep birlikte elimizden geldiğince meyve çekirdeği gömelim, savuralım, fırlatalım…
Bu uygulama TEMA tarafından başlatıldı ve bilinçli toplum olarak bizlerin desteklerini bekliyor, Doğaya yardım etmek, gelecekte etrafımızı saracak beton ve gökdelenlerden alamayacağımız oksijeni karşılamak için bile bu çekirdeklerden çıkacak ağaçlara ihtiyacımız olacaktır.
Poşete koymadığınız her çekirdek için şimdiden teşekkürler…

Avrupa Şampiyonasına katılacak Oryantiring Milli Takımı, Bulgaristan’a gitti.
Bulgaristan’ın Primorsko kentinde 28 Mayıs-6 Haziran tarihleri arasında yapılacak Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye’yi erkeklerde Hasan Ayaz ile bayanlarda Emine Sezgünsay ve Şengül Üzen temsil edecek.
Oryantiring Federasyonu Başkanı Mehmet Genç, bu yıl ilk kez uluslararası bir şampiyonaya katıldıklarını belirterek, “Şampiyonada birçok ülke mücadele edecek. Ülke olarak yerimizi şampiyonada görmüş olacağız” dedi.

55. Eurovision Şarkı Yarışması’nın 2. yarı finalinde Türkiye’yi temsil eden Manga “We Could Be The Same” adlı parçasıyla finale çıktı.
Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsilen sahneye çıkan Manga “We Could Be The Same” adlı parçasıyla başarılı bir performans sergileyerek, salonda bulunan 16 bin kişiden büyük alkış topladı.
Sahneye stilist Mehmet Acar tarafından “Que” firmasının kostümleri ile çıkan Manga, koreograf Genevieve Cleary’in koreografisi ile diğer ülkelerden değişik bir performans sergiledi.
Yarışmadaki tek rock grubu Manga, Türk geleneksel müziği ile modern ve Batı müziğini karıştırarak sunduğu sahne gösterisiyle çok başarılı bir şov yaptı.
Sahnede robot olarak insana dönen ve vokalist Ferman’a sarılan Natalie Marrable’ın, lazer ışıkları ile donanmış giydiği 70 kiloluk kostümü, büyük bir ilgiyle izlendi. 55 kilo ağırlığında olan Mararable, kostümünü sahnede çıkarmakta zorlanmaması da dikkat çekti.
Manga yarı finalde, “We could Be The Same” parçasının Belçikalı prodüktör Hans Vrancken tarafından yapılan versiyonu ile sahne aldı.
22 kamera ile takip edilen bu büyük heyecan dünya genelinde 120 milyon insana ulaştı.
Gitarda Yağmur Sarıgül’ün sıçrama hareketleri ve sol gözündeki göz yaşını andıran boya gözden kaçmadı.
Bas gitarda Cem Bahtiyar, bateride Özgür Öney ve DJ Efe Yılmaz tam rock grubuna yakışan tarzlarıyla salonda coşku yarattı.
MTV Müzik kanlında kullanılan büyük şovlarına özgü görüntü, sahne ve estetik anlayışı Eurovision prodüktörleri tarafından Manga’nın performansında kullanıldı.
Yarı finalin başlangıcından önce şovlarıyla programı renklendiren Fra Wallmans Saconoor grubu, ABBA gösterisinin ardından Türkiye’ye 2003′te Riga’da birincilik kazandıran “Everyway That I Can” adlı parçasıyla salonu coşturdu.
Eurovision Şarkı Yarışmasının sunucularından Erik Solbakken, son üç parçayı anons ederken kravatlarında Türk, Gürcü ve Hırvat bayraklarını kullandı.
Öte yandan Bulgaristan’ı temsil eden Miro, sol dizindeki menisküs rahatsızlığı sebebiyle iğne yaptırarak sahneye çıktı.

Bulgaristan’da 0888 888 888 numaralı hattı son 10 yılda kullanan herkesin hayatını kaybetmesi sonucunda telefon şirketi numarayı iptal etti.
İngiliz DailyMail gazetesinin haberine göre, telefon numarasının ilk sahibi Bulgar cep telefonu şirketi Mobitel’in eski CEO’su Vladimir Grashnov, 2001 yılında henüz 48 yaşında kanserden öldü.
Numara daha sonra Bulgar mafya babası Konstantin Dimitrov’a geçti. Dimitrov 500 milyon sterlinlik uyuşturucu imparatorluğunu teftiş etmek için 2003’te Hollanda’ya yaptığı ziyarette bir suikastçı tarafından öldürüldü. O sırada telefonu da yanındaydı.
Ardından, yolsuzluğa bulaşmış işadamı Konstantin Dishliev numarayı kullanmaya başladı. Başkent Sofya’da 2005’te vurulan Dishliev’in gizli bir kokain kaçakçılığı işinde olduğu söylendi. O günden beri kullanılmayan numara polisin bu kaçakçılık dosyasını bir kez daha açmasıyla yeniden gündeme geldi.
Olaylar arasındaki bağlantının telefon numarasıyla ilgili olduğuna inanan telefon şirketi yöneticileri numarayı sonsuza kadar askıya aldıklarını duyurdu. Mobitel sözcüsü, “Yorum yapmıyoruz, şahsi numaralar hakkında konuşamayız” dedi.

Avrupa ve ABD’de yaptığı müsabakalarda hiç yenilgi almamasından dolayı “Müthiş Türk” lakabıyla bilinen Türk güreşinin en büyük isimlerinden Koca Yusuf anısına, akraba ve hemşehrilerinden bazılarının torunlarının yaşadığı Kütahya’nın Altıntaş ilçesine bağlı Mecidiye köyünde yağlı güreş müsabakaları düzenlendi.
Köy halkının yanı sıra belde dışından çok sayıda vatandaşın katıldığı, bu yıl 3′üncüsü organize edilen yağlı güreş şenlikleri, Kur’an-ı Kerim okunmasıyla başladı.
Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) öğrencisi 8 sporcunun yarıştığı güreşler öncesi resim öğretmeni Füsun Erbay tarafından yapılan Koca Yusuf tablosu sergilendi. Daha sonra güreş müsabakaları gerçekleştirildi.
Mecidiye köyünde yaşayan bir grup çocuğun yer aldığı tekvando gösterisinin ardından, köy gençlerinin yaz gecelerinde köyde gezerek oynadıkları deve oyunu sergilendi. Büyüklerin katıldığı enişte-kayınbirader ip çekme yarışması yoğun ilgi gördü. Çocukların katıldığı kısa mesafeli koşu ve çuval yarışmaları da yapılan şenliklerde, yarışmalarda dereceye giren çocuklara çeşitli hediyeler verildi.
Şenliklere, Zafertepe Çalköy belde Belediye Başkanı Arif Teke, Ak Parti Altıntaş İlçe Başkanı Ferit Karabulut ve çok sayıda vatandaş katıldı.
KOCA YUSUF’UN ANISINI YAŞATMAYA ÇALIŞIYORLAR
Koca Yusuf, 1857 yılında Bulgaristan’ın Şumnu kentinin Karalar köyünde doğdu. Ünü, önce Deliorman’a, sonra Kırkpınar’a yayılan Koca Yusuf, Türk güreşinin gelmiş geçmiş en büyük pehlivanlarından biri olarak tarihe geçti.
Yalnız Türk güreşinde değil, güreş dünyasında da zirve kabul edilen Koca Yusuf, ilk kez güreş tarihinin en büyük pehlivanlarından 26 yıl Kırkpınar başpehlivanlığını elinden bırakmayan Kel Aliço’nun karşısında tanındı. 27′inci yılında da başpehlivanlığı rakipsiz alacağını umarak Kırkpınar’a gelen Kel Aliço, burada Koca Yusuf’un sırtını yere getiremeyince er meydanlarında Koca Yusuf devri başladı.
Koca Yusuf, Avrupa ve ABD’de yaptığı güreşlerde hiç yenilmeyerek, 800 altın ödül kazandı. Bunları kemerine yerleştiren Koca Yusuf, yurda dönmek için 1898′de Fransız bandıralı “La Buorgogne” adlı gemiye bindi. Gemi, Atlas Okyanusu’nda sis yüzünden İrlanda bandıralı “Cromartyshre” gemisiyle çarpıştı. 721 yolcunun bulunduğu “La Buorgogne” sulara gömüldü ve kurtulan olmadı.
İri yapısı, güreş becerisi, gücü ve spor ahlakıyla tüm dünyanın tanıdığı ilk pehlivanlardan biri olan Koca Yusuf, Avrupa ve ABD’de yaptığı karşılaşmalarda hiç yenilgi almamış olması ve heybetinden dolayı “Müthiş Türk” lakabını aldı.
1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından Koca Yusuf’un doğup büyüdüğü Karalar köyünden göç eden bazı akraba ve hemşehrileri, 1908′de Altıntaş’a yerleşerek Mecidiye köyünü kurdu. Köyü kuran vatandaşların torunları, Koca Yusuf’un anısını yaşatmaya çalışarak yağlı güreş şenliklerini 2008′den bu yana her yıl düzenliyor.

Edirne’de gökyüzünden geçerek Bulgaristan topraklarına düştüğü iddia edilen cisim heyecan yarattı.
Dün saat 20.30 ile 21.30 sıralarında gökyüzünü aydınlatarak hareket eden bir cisim görüldüğü ve gözden kaybolduktan sonra yüksek bir ses çıkaran cismin göktaşı olduğu iddia edildi.
Bulgaristan’a sınır olan Sarayakpınar, Büyükismailçe ve Kalkansöğüt köyünde yaşayan vatandaşlar, kahvehanede ve evin dışında otururlarken gökyüzünün bir anda aydınlandığını, ışık şeklinde çok hızlı hareket eden cismin köylerinin üzerinden geçerek Bulgaristan tarafına düştüğünü söylediler.
Cisim köylerinin üzerinden geçtikten sonra gök gürültüsüne benzeyen, ancak değişik bir sesin duyulduğunu ifade eden köylüler, “Hudut birliğinden gelen askerler de bize bu cismi gördüklerini ve Bulgaristan tarafına düştüğünü ilettiler” dedi.
Bu arada, Edirne kent merkezideki vatandaşlar da gök gürültüsüne benzer ses duyduklarını ve ışık gördüklerini belirtti.
Lalapaşa Kaymakamı Ceyhun Dilşad Taşkın, gökyüzünde gerçekleşen olayı kendisinin görmediğini, ancak olayı jandarma devriyelerinin araştırdığını söyledi. Taşkın, “Kalkansöğüt köyünden daha net görülen göktaşı, büyük ihtimalle Bulgaristan tarafına düştü. Ama biz yine yangın ihtimaline karşı önlemlerimizi aldık” diye konuştu.
Bulgaristan’a sınır olan ve Edirne kent merkezine 20 kilometre uzaklıktaki Büyükismailçe köyünün muhtarı Emin Akgün de ışığı gördüğünü ve ardından da gürültü çıktığını söyledi. Daha sonra köy kahvehanesine gittiğini anlatan Akgün, “Buradaki köylüler de benim gördüğüm ışık süzmesini görmüş ve sesi duymuş. Hudut komutanlığında görevli askerler de gökyüzündeki ışık kümesini görmüşler ve bize de görüp görmediğimizi sordular” dedi.





